[ /!\ ] Sineklerden Yayılan Hastalıklar

Sineklerden yayılan hastalıklardan bilginiz varmı ?

Dikkat bakanlık uyardı: Sivrisinekten bulaşan bu hastalığın tedavisi yok

Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Tropikal Afrika, Güneydoğu Asya, Pasifik Adaları, Orta ve Güney Amerika'da 'zika virüs hastalığı'nın görüldüğünün ve yayılmaya devam ettiğinin bildirildiğini hatırlatarak bölgedeki ülkelere seyahat edecekler için uyarıda bulundu.

Bakanlık yaptığı açıklamada "Hastalığın özgün bir tedavisi bulunmadığı gibi önleyici bir aşısı da yoktur. Enfeksiyondan korunmak için hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisinek ısırıklarından korunmak esastır" dedi.

"HASTALIĞIN GÖRÜLDÜĞÜ BÖLGELERDE SİVRİSİNEK ISIRIKLARINDAN KORUNMAK ESASTIR"

Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada 'zika' virüsünün özellikle gebelere bulaştığında doğacak bebeklerde ciddi anomalilere sebep olduğu belirtilerek hastalığın tedavisinin bulunmadığı vurgulandı. Enfeksiyondan korunmak için hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisinek ısırıklarından korunmanın esas olduğu ifade edilen açıklamada şöyle denildi: "Dünya Sağlık Örgütü, Tropikal Afrika, Güneydoğu Asya, Pasifik Adaları, Orta ve Güney Amerika'da Zika Virüs Hastalığı görüldüğünü ve yayılmaya devam ettiğini bildirmiştir.

Zika Virüsünün özellikle gebelere bulaştığında doğacak bebeklerde ciddi anomalilere sebep olduğu tespit edilmiştir. Yenidoğanlarda beynin yetersiz gelişimine yol açabilen mikrosefaliye (küçük kafa) neden olabilmektedir. Bakanlığımız Zika Virüsün görüldüğü bölgedeki ülkeleri yakından takip etmekte, bölgeye seyahat edecek vatandaşlarımızı, özellikle gebeleri 7/24 hizmet veren Alo Seyahat Sağlığı Danışma Hattından (444 77 34) ve Seyahat Sağlığı Merkezlerinden bilgilendirmektedir.

Sivrisineklerden insanlara bulaşan Zika Virüsü Hastalığı ateş, baş ağrısı, gözlerde kızarma, kusma, döküntü, kas ve eklem ağrısı gibi belirtileri bulunmaktadır. Hastalığın özgün bir tedavisi bulunmadığı gibi önleyici bir aşısı da yoktur. Önerilen ise istirahat, sıvı alımının arttırılması, ateş düşürücü ve ağrı kesiciler önerilmektedir. Tüm virüs enfeksiyonlarında olduğu gibi antibiyotiklerin virüse herhangi bir etkisi yoktur. Enfeksiyondan korunmak için hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisinek ısırıklarından korunmak esastır.

Klimalı, sivrisineklerden korunmuş mekanlarda kalmaya özen gösterilmeli, açıkta kalan cilt için sivrisinek kovucular kullanılmalıdır. Kapalı giysiler (uzun kollu gömlek ve uzun pantolon gibi) giyilmelidir.

Sivrisineklerden Hangi Hastalıklar Bulaşır?

Şu sıcak yaz günlerinde özellikle yazlık mekanlarda sivrisineklerle başımız çoğu zaman derttedir. 
Günümüzde sivrisineklerle etkin mücadele yöntemleri sayesinde artık eskiden olduğu gibi insanoğlunu bunaltmasa da, son günlerde Manisa’da ortaya atılan 6 ölüm vakasının nedenine ve sivrisinekler mi suçluydu yoksa ölümlerin başka sebepleri mi vardı sorularına cevap vermemiz şu an için pek mümkün değil ama bu vesile ile sivrisineklerin ne kadar tehlikeli olduğu ve hangi hastalıklara yol açabileceği hakkında kısaca sizleri bilgilendirmek istiyorum. 
Sivrisinekler kan taşıdıkları için hastalık bulaştırma riskleri vardır. 

Kanla bulaşan her hastalığı bulaştırırlar mı? 
Hayır, örneğin AIDS etkeni HIV virüsü sivrisineklerle bulaşmaz. Hangi hastalıklar sivrisineklerle bulaşır? Sivrisinekler sıtma, fil hastalığı, sarı humma, Batı Nil hastalığı gibi hastalıklara neden olan parazit ve virusleri taşıyarak hastalığa neden olabilir. 
Bu hastalıklar ülkemizde çok sık görülmemektedir. Özellikle sıtma ile savaş 1926’lardan itibaren başlamış, olgu sayısı oldukça azalmıştır. 
Bu hastalıklardan korunmak için bu hastalıkların yaygınlık gösterdiği yerlere yolculuk yapacak kişiler aşılanmalıdır. Sağlıklı ve sivrisineksiz günler dilerim.

Sıtma Sivrisineklerin bulaştırdığı ve en çok bilinen hastalık sıtmadır. Oldukça eski bir tarihe sahip olan sıtma, dişi sivrisineklerle insana bulaşır. Bu hastalığın İngilizcedeki adı “Malaria”dır ve İtalyanca bir kelimedir. Türkçeye çevrildiği zaman da “kötü hava” karşılığını verir. Hastalığın en bariz belirtisi yüksek ateş ve titremedir ve bu belirtiler parazitin çeşidine göre farklılık gösterir. Genel olarak 45 derece kuzey ve 40 derece güney enlemleri arasında daha sık yaşanan sıtma, iklim değişiklikleri nedeniyle farklı bölgelerde de kendini göstermeye başlamıştır. Afrika’da ölen her 100 çocuktan 10’unun ölüm nedeni sıtmadır.

Chikungunya Sivrisinekler tarafından bulaştırılan bir başka hastalık olan Chikungunya, sıtma gibi ateşli bir hastalıktır. Tanzanya yerel dilinde “iki büklüm yapan” anlamına gelen Chikungunya, Aedes çeşidi sivrisinekler tarafından bulaşır. Eklem iltihapları ile sancılı ağrılara bağlı olarak hareket etmeyi zorlaştırır ve duruşta da sıkıntılara yol açar. Ateş en sık görülen belirtisidir. Ateşle birlikte baş ağrısı, karın ağrısı, eklemlerde şişlik ve döküntü gibi belirtileri de vardır.

Dang Humması veya Dang Ateşi Sivrisineklerden bulaşan bir başka hastalığın adı da Dang hummasıdır. Oldukça şiddetli bir hastalıktır. Sanki kemikler kırılıyormuş gibi şiddetli bir ağrıya sebep olur. Bu yüzden “kırık kemik humması” olarak da bilinir. Belirtilerinden bazıları baş ağrısı, kızamık, cilt kızarıklıkları ve hem eklemlerde hem de kaslarda ağrıdır. Dang hummasının bir diğer özelliği de tehlikeli şekilde tansiyon düşürmesidir.

Sarıhumma Sarıhumma akut viral bir hastalıktır. Grip benzeri belirtilerden ağır karaciğer hastalığı ve kanamalı ateşe kadar geniş bir tabloya yol açar. İlk kez 1700’lerde rastlanan sarıhumma, sivrisineklerden bulaşır. Etkili bir aşının varlığına rağmen Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde hemorajik hastalığın en önemli sebeplerinden biridir. Adındaki “sarı” insanlarda sarılık belirtilerine neden olduğu için vardır. Hastalığı önlemek için en önemli şey, sivrisineklerden korunmaktır. Sarıhumma hastalığının olduğu bölgelere giderken mutlaka sarıhumma aşısı olmak gerekir.

Zika Virüsü Zika Ateşi veya Zika hastalığı olarak bilinen Zika Virüsü, insanlara sivrisineklerden veya cinsel yollardan geçer. Daha önce maymunlarda görülen virüs, ilk kez Nijerya’da yaşayan bir insanda tespit edilmiştir. Hastalığın ateş, baş ağrısı, gözlerde kızarma, kusma, döküntü, kas ve eklem ağrısı gibi belirtileri vardır. Batı Nil Virüsü Tropik ve ılıman iklimlerde bulunan Batı Nil Virüsü, sivrisinekler aracılığı ile tüm memeli hayvanlara ve insanlara bulaşabilir. 2-8 gün süren bir yumurtalama periyodunun ardından, kendini yüksek ateş, bulantı ve ağrı olarak gösterir. Bazı vakalarda hasta yarı koma durumuna bile girebilmektedir. Batı Nil Virüsünden korunmak için yapılması gereken tek şey sivrisineklerden korunmaktır. Sivrisinekle Mücadele Sivrisinekleri yaşam alanlarınızdan uzak tutmayı başarmak için başvurabileceğiniz doğal yöntemler bulunuyor. Fakat bazen yerleşik hayatı çok hızlı bir şekilde benimsedikleri için, doğal yöntemler bir türlü sivrisineklerin rahat bırakmaları için yeterli olmuyor. 

 

SITMA BULAŞABİLİR 
Bir hastalığın sivrisinek aracılığı ile bulaşabilmesi için, o hastalığa sebep olan mikrobun sivrisineğin vücudunda gelişimini sürdürüyor olması ya da yaşamını devam ettirebilmek için uygun ortamı bulması gerekir. HIV bu mikroplardan biri değildir fakat sivrisinek kanalı ile dünya üzerinde yayılan ve çok önemli sağlık sorunlarına sebep olan birçok hastalık vardır. Ülkemiz için bu hastalıkların en önemlisi ise sıtmadır. Sıtma paraziti sivrisineğin vücudunda gelişimini tamamlayarak başka insanları hasta edebilecek yeteneği kazanır. Özellikle Güneydoğu Anadolu ve Güney Anadolu bölgelerimiz sıtmanın sık görüldüğü bölgelerdir. Bunun yanında Afrika ve Güney Amerika'nın tropikal bölgelerinde önemli ölçülerde hastalığa ve ölüme sebep olan sarı humma da sivrisinek yolu ile insanlara bulaşan bir hastalıktır. Bu hastalığın kontrolü için Dünya Sağlık Örgütü tarafından sıkı kurallar konulmuştur. Aşı olmayan hiç kimse hastalığın hüküm sürdüğü ülkelere seyahat edemez. Sıtma ve Sarı Humma'dan başka; Nil Humması, Lenfatik Filariazis de sivrisinek aracılığı ile yayılan hastalıklar arasında sayılır. Bu hastalıkların adları bizde çok bilinmese de dünya üzerinde önemli sağlık sorunlarına sebep olurlar. 

Dişi sivrisinek üreyebilmek ve soyunu devam ettirebilmek için kana ihtiyaç duyar. İnsan ve hayvanlardan kan emen sivrisinek, kan emdiği canlıdaki mikropları bünyesine alarak, daha sonra ısırdığı canlıya taşır ve hastalık bulaştırır. Yani sivrisinek, insanları sokup kaşındırmaktan başka, bazı hastalıkları da bulaştırmakta rol oynar. Sivrisinekten bulaşan hastalıklar; Sıtma, Tifo, Sarıhumma, Fil hastalığı, Grip ve Cilt hastalıklarıdır.

Dünya da yılda bir milyon kişi sıtmadan ölüyor. Bu da demek oluyor ki her 12 saniyede bir kişi sıtmadan ölüyor. Asya ve pasifik adalarında her yıl 100 milyon insan sivrisinekten bulaşan hastalıklara yakalanıyor. Dünya da ki 3 milyon insanda sivrisinekten bulaşan hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor.

SİVRİSİNEK ÇEŞİTLERİ : Cilt ve Bulaşıcı hastalıklar

Sivrisinekler tüm dünyada 2700 türü ile yaygın olarak bulunmaktadır. Türkiye iklimsel ve ekolojik özellikleri nedeniyle sivrisinek türlerinin üremesi ve yaşaması için uygun ortamlara sahiptir. Yapılan çeşitli araştırmalarda Türkiye’de yedi cinse ait toplam 62 den fazla sivrisinek türünün olduğu saptanmıştır.

Göl, bataklıklar, doğal çukurlar alanlar, taş oyukları, ağaç kovukları, çayır ve ormanlarda birikmiş yağmur suları, yavaş akan akarsuların kıyılarında durgun su odakları, yapay su kıyıları, bırakılmış kuyular, sarnıçlar, havuzlar, sulma kanalları, çeltik tarlaları, çeşme yalakları ve oyukları, konutlar çevresine bırakılan içinde su biriken her türlü kap, otomobil mezarlıkları, açıkta kalan lağım suları, fabrika suları, drenaj kanalları.sivrisineklerin doğal yaşam ve çoğalma alanlarıdır. Sivrisinekler yumurtalarını sulara bırakmaktadır. Yumurtalar sularda lavra haline dönmektedir. 1 saniyede 40 cm hızla akan sularda larvalar tutunamadıklarından yaşam olanağı bulamazlar.

Ülkemizde kanalizasyon sisteminin yetersizliği, foseptik çukurlarının yaygın oluşu, geniş sulama kanalları ve su sistemleri ağı, jeomorfolojik yapısı ve kontrolü tam olarak gerçekleştirilemeyen sulak alanlar ve sivrisinek habtat alanlarının ve türlerinin bilinmemesi buna uygun ilaçlama ve mücadelenin yetersiz yapılması nedeni ile ülkemizde belli bölgelerde yıl boyunca sivrisinek şikayetlerinin çok yoğun bir şekilde görülmesine neden olmaktadır.

Sivrisineklerin ülkemizde en çok görülen üç cinsi:

 1. Culex; Dinlenme zamanlarında, gövdeleri dinlendikleri yüzeye paralel durumda olup hortumları aşağı doğru eğiktir. Kanatları tek renktir. Temiz ya da kirli tüm durgun sulara yumurta bırakırlar. Yumurtaları kümeler halinde yüzerler. Larvaları, su yüzeyine 45 derecelik bir açı ile başaşağı olarak asılıdır. Yaşam siklusları, soğuk havalarda uzasa da, 10-14 gündür. Bunlar yaygın olarak görülen ev sivrisinekleridir.

2. Anopheles; Sıtma (malarya) sivrisineği olarak tanınır. Dinlenme halinde iken gövdeleri ve hortumları aynı düz çizgi üzerinde yer alır. Dinlenme yüzeyine değişik açılardan eğik dururlar. Kanatları beneklidir. Yumurtalarını bitki örtüsü ve bitki atıkları bulunan zengin sulara ve tek tek bırakırlar. Larvaları su yüzeyine paralel dururlar. Yaşam siklusları 18 günden başlar.

3. Aedes; Bu türler sarı humma, dang ateşi ve ansefalit hastalıklarının taşıyıcısıdırlar. Dinlenme sırasında, gövdeleri yüzeye paralel, hortumları ise eğik durur. Kanatları tek renktir. Culex türünden, göğüslerindeki gümüş renkli pullar ile ayrılırlar. Yumurtalarını sel sularına, yağmur birikintilerine veya tuzlu su içeren bataklıklara bırakırlar. Aedes'in yumurtaları, diğer cinslerden farklı olarak, kuraklığa uzun süre dayanabilir. Larvaları kısa ve tombul olup, su yüzeyi ile 45 derecelik bir açı yaparlar. Yaşam siklusları 10 gündür.

Ülkemizde sıtma yaptığı bilinen Anofel süperpiktus" ile "Anofel sakharovi"nin Konya, Muğla, Isparta, Burdur, İçel, Antalya, Adana, Hatay, Osmaniye, Şanlıurfa ve Çankırı'da bulunduğu bilinmektedir. Batı Nil Virüsünü taşıdığı bilinen  "Culex pipiens" denilen sivrisinek türü Edirne ve Mersin'de tespit edilmiştir.

İnsan ve hayvanlardan bol miktarda özellikle akşam kan emmeleri, oldukça yüksek bir biyolojik potansiyele sahip olmaları, hızla üremeleri, çok sayıda hastalığın etkenini taşımaları nedeni ile kan emici sineklerden sivrisinekler önemli bir yer tutmaktadır.Erişkin sivrisineklerin dişileri kan emerek beslenirler. Erkekleri ise bitkilerin yaprak ve çiçeklerinden bitki dokusu özsuyu alarak ya da sulu meyvelerden beslenirler.

Dişi sivrisineğin kan emmek amacı ile kullandığı ağız organeli çok incedir( 0.055 mm çapında).

Bunu deriye sokar ve emilecek kanın pıhtılaşmasını engellemek için tükürük salgı bezinden açılan deliğe bir salgı akıtır. Bu tükürük salgısı, deride duysal sinir uçlarını etkileyerek şiddetli yerel yanma duyulmasına neden olur. Sokma sonucu, sokulan yerde kaşıntı, şişlik, kızarıklık oluşur.

Lokal deri reaksiyonları dışında kan emmeleri nedeni ile hastalık taşımaları önemlidir. Dünyada sivrisinek ısırıkları;

SİVRİ SİNEK ISIRMASI İLE BULAŞAN HASTALIKLAR
Sivrisinek çok hızlı bir şekilde ve çok sayıda üreyen canlılardır. Bu bakımdan insanlardan ve hayvanlardan sürekli kan emerler. Sivri sinek kanını emdiği canlıdaki virüsleri bünyesinde toplar sonra başka canlıdan kan emerken bu virüsleri ve mikropları ona bulaştırır. Sivrisineklerden insana bulaşan hastalıklar şunlardır:
1 Sıtma hastalığı
2 Grip virüsü
3 Fil hastalığı
4 Ateşli hastalıklar
5 Sarı humma
6 Nil humması
7 Beyin iltihabı
8 ateşli hastalıklar
9 cilt hastalıkları

Sivrisinek ısırığı bile tehlikeli

Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya genelindeki tüm enfeksiyon hastalık yükünün yüzde 17'sini sivrisinek, kene, tatarcık gibi hayvanların sokması veya ısırmasıyla bulaşan rahatsızlıklar meydana getiriyor.

Dünyada ölüme en fazla sebep olan vektörle bulaşan hastalık sıtma iken havaların ısınmasıyla ortaya çıkan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Türkiye'de bazı bölgelerde tehdit oluşturuyor.

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu yetkililerine göre, "Dünya Sağlık Günü"nün teması, "Küçük bir ısırık büyük bir tehdit" sloganıyla vektörle bulaşan hastalıklar olarak belirlendi.

Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya genelindeki tüm enfeksiyon hastalık yükünün yüzde 17'sini enfekte sivrisinek, kene, kum sineği (tatarcık) gibi eklembacaklı omurgasızların sokması ya da ısırmasıyla bulaşan rahatsızlıklar oluşturuyor.

Sıtma, dengue, chikungunya, sarı humma, Japon ensefaliti, lenfatik filariasis, lejmanya, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), tularemi gibi pek çok vektörle bulaşan hastalık insanlar için tehdit haline gelmiş durumda.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada ölüme en fazla sebep olan vektörle bulaşan hastalık sıtmadan, yılda 600 binden fazla insan hayatını kaybediyor.

Sıtmaya bağlı ölümlerin yüzde 90'ı Afrika kıtasının Sahra Çölü'nün altında kalan bölgede meydana gelirken bunların yüzde 77'si de 5 yaş altı çocuklarda görülüyor.

Son yıllarda uluslararası seyahat ve ticaretin artması, iklim değişikliği gibi çevresel faktörler nedeniyle vektörle bulaşan hastalıklarda artış izleniyor.

Türkiye'de durum

Ülkede yerli yeni vaka olmamakla birlikte sadece nüks vakalarla yurtdışı kaynaklı sıtma vakaları görülüyor. Sıtma görülen ülkelere giden vatandaşlar buralardan paraziti alıp hastalanabiliyor.

Sıtma insanlara çoğunlukla parazit taşıyan sivrisinek sokmasıyla bulaşıyor.

Nadiren de olsa sıtma paraziti taşıyan kanın sağlam kişiye verilmesi, parazit bulaşan iğnelerin batması veya kullanılması, organ nakli ve gebe kadınlarda plesanta yoluyla çocuğa geçişle de bulaşabiliyor.

Sıtma riskli ülkeye gitmeden en az 15 gün önce Sağlık Bakanlığının Seyahat Sağlığı Merkezlerine başvurularak koruma amaçlı ilaç alınabiliyor.

Lejmanya

Dişi tatarcıkların sokmasıyla insanlara bulaşan lejmanya ise ihmal edilmiş ve bildirimi yetersiz bir hastalık.

Hastalık genellikle yoksul insanları etkiliyor, yetersiz beslenme, nüfusun yer değiştirmesi, kötü koşullarda barınma, zayıf bağışıklık sistemi ve diğer kaynakların yetersiz olmasıyla ilişkilendiriliyor.

Ormanların yok edilmesi, baraj inşası, sulama planları, kentleşme ve iklim değişikliğinin neden olduğu çevresel değişimlerle yakından ilişkili olan lejmanya tedavi edilebilir ve iyileştirilebilir bir hastalık.

Hastalığın sıklığı ve dağılımı, parazit türlerinin özelliğine, bulaş alanlarının yerel ekolojik özelliklerine ve insan davranışlarına göre değişiklik gösteriyor. Ev köpekleri, tilki, gerbil ve çakal rezervuar konakları arasında yer alıyor.

Visseral (hastalığın en ciddi formu), kutanöz (en yaygın form) ve mukokutanöz olmak üzere üç klinik formu bulanan lejmanya, DSÖ Avrupa Bölgesi'ndeki pek çok ülkede ihmal edildiği ve bildirimi yetersiz olduğu için hastalık yükü yeterince önemsenmiyor.

En yaygın form olan kutanöz lejmanya, dünya genelindeki vakaların yüzde 95'inin sebebini oluştururken bu vakalara esas olarak Akdeniz havzası, Orta Asya, Amerika kıtaları ve Orta Doğu'da rastlanıyor.

İsrail, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan bölgede toplam vaka sayısının yaklaşık yüzde 80'ine tekabül eden kutanöz lejmanyadan en çok etkilenen ülkeler.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi

Türkiye'de havaların ısınmasıyla daha çok Orta Anadolu ve Orta Karadeniz Bölgesi'nde, yani Kelkit Vadisi başta olmak üzere Gümüşhane, Tokat, Sivas, Amasya, Çorum Yozgat, Kastamonu, Karabük ve Çankırı illerinde yoğunlaşan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), keneler aracılığıyla hayvanlardan insanlara bulaşan mikrobik bir hastalık.

Hastalık hayvanlarda belirtisiz seyrederken insanlarda öldürücü olabiliyor.

KKKA daha çok kene tutunmasıyla bulaşmakla birlikte kenelerin çıplak elle çıkarılması ya da ezilmesiyle hasta insanların tükürük ve kan gibi vücut sıvılarına temas etmekle, mikrobu taşıyan hayvanların kanları, vücut sıvıları ve dokularına korunmasız temasla da geçebiliyor.

Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, kasaplar, çobanlar, mezbaha çalışanları, veterinerler, kamp ve piknik yapanlar, bahçe, bağ, tarla, orman ve orman kenarı tarım arazisi gibi yerlerde korunmasız bulunanlar risk altında.

Kene tutunmasından sonra 10 gün içinde, ateş, halsizlik, iştahsızlık, karın ve baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal şikayetleri ortaya çıkarsa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor.

KKKA hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabiliyor. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemesi gerekiyor.

Ayrıca, insanların kanlarına ve vücut sıvılarına da korunmasız, çıplak elle temas edilmemesi önem taşıyor.

Sıtma yılda 580 bin can alıyor

Sivrisinek sokmasıyla insandan insana bulaşan enfeksiyon hastalığı sıtma nedeniyle dünya genelinde yılda 580 bin kişi hayatını kaybediyor